7 Mart 2013 Perşembe

Her kadın içindeki cevherin farkına varmalı...

Bilmeyenlere kısaca özet geçeyim... 6 ay kadar önce bir bankada işe başladım..
Ve eski blogumda bahsettiğim gibi, ilginç bir meslek bankacılık... her meslekte olduğu gibi, bir takım zorlukları var... (katlanılmaz uzun mesailerden bahsetme gereği duymuyorum)
Ama bunun yanında.. türlü türlü insanla tanışmak, onları anlamaya çabalamak.. yardımcı olmak için uğraşmak.. ya da kaprislerine katlanmaya çabalamak gibi durumlarda söz konusu...
İnsanları tahlil etmeye çalışmak da, bazen can sıkıcı.. bazen de mutluluk verici...
Bugün de can sıkıcı durumlardan bir tanesiyle karşılaştım...
Bir teyze geldi oturdu karşıma.... Dur dedi... Sen anlatsan da ben anlamam... arayayım kocamı, sen ona anlat, o da sana anlatsın.. ben anlatsan da anlamam..
Peki dedim...Aldım telefonu konuştum kocasıyla.. anlattım kocasını ilgilendiren kısımları...
Sonrasında teyzeye kendisi ile ilgili kısımları anlatmaya başladım... Kocama anlatsaydın keşke bunları dedi, ben anlamam ki...
Mesleki hiç bir terim kullanmadan, tamamen öz Türkçe ile anlatıyordum durumu... yani anlaşılmayacak  ya da onu zorlayacak şeyler anlatmıyordum aslında...
Ama teyze beni yanlış anlamaktan o kadar korkuyordu ki.. söylediklerimi dinlemiyordu bile..
Nasıl olsa ben anlamam düşüncesi sarmış benliğini bir kere... Ne olursa kocasının onayından geçer... ne anlatılacak ise. kocasına anlatılmalıydı bu yüzden...
Konu her ne kadar onu ilgilendirse de, kocası bilmeliydi... Nasıl olsa, teyze dinlese de, kendi kendine karar vermek gibi bir lükse sahip değildi...
Bir an durup düşündüm... biz kadınlar, neden kendimizin farkında değiliz... neden neleri yapabileceğimizi bilmekten bu kadar korkuyoruz...Neden kocamızı arayıp, ben nasıl olsa anlamam sen konuş deme ihtiyacı hissediyoruz..? neden ipleri erkeklerin eline veriyoruz?
İçimizdeki cevherin ortaya çıkmasını kim ya da kimler engellemiş vakti zamanında bilinmez ama, sanırım biz de korkumuzdan sinmişiz bir köşeye... sorgulamamışız..
Teyze bir yandan o kadar mahcup davranıyordu ki.. onun mahcupluğu beni ona karşı daha mahcup hale sokuyordu...
Ben kocama bir sorayım diyerek kalktı teyze...
Ben arkasından bakakaldım...
Ben, şanslı kadınlardandım.. Kendime ait fikirlerim vardı... ve bana anlamak için çabalamak gerektiğini öğreten bir ailem...
Bir kadının nasıl mucizeler yaratabileceğini biliyordum... Ve kendi ayaklarımın üzerinde durabiliyordum...
Ama dışarılarda o teyze gibi milyonlarca kadın vardı..  var olmaya devam ediyordu...
Kocasına saygıda kusur etmiyor olmasına rağmen.. bu ülke de her gün bir kadın öldürülmeye devam ediyordu...


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder